Çamlıca Camisi’ne 6 tonluk kündekari kapı

Osmanlı-Selçuklu mimari tarzı ile günümüz çizgilerinin bütünleştiği Çamlıca Camisi’nin, dünyadaki en büyük ibadethane kapılarından biri olan ve yapımı 5 yıl süren 5 metre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde ve 6 ton ağırlığındaki kündekari tekniğiyle yapılan ana kapısı yerine takıldı.Caminin yanı sıra müze, sanat galerisi, kütüphane, konferans salonu, sanat atölyesi ve otoparkın da yer aldığı, inşasında birçok yeniliğin ve farklılığın hayata geçirildiği Çamlıca Camisi’nin büyük bir bölümü tamamlandı.

İstanbul Cami ve Eğitim Kültür Hizmetleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çamlıca Camisi’nin inşaatının tamamlandığını ve içinde temizlik çalışmalarının yürütüldüğünü söyledi. Kaba temizliğin ardından yaklaşık 300 kişiden oluşan bir ekibin, çiniler ve mermerlerin temizliğine başladığını anlatan Külünk, kısa bir süre sonra caminin halılarının serileceğini belirtti.Sanat eseri gibi kapı

Caminin ana kapısının yerine monte edildiğini belirten Külünk, şunları kaydetti:

“Ana kapımızın her bir kanadı 2 metre 50 santimetre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde. Toplam 6 ton ağırlığında iki kanattan meydana geliyor. Binlerle ifade edilebilecek ahşap parçalarından oluşuyor. Kapı Konya’da, geleneksel Türk ahşap sanatının en güzel örneği olan kündekari işçilik dediğimiz çivisiz sistemle bir araya getirildi. Sedef ve kaplama işleri ise İstanbul’da gerçekleştirildi. Camilerimizin bütün kapılarını yerine takmış olduk. İçeriden ve dışarıdan sıcak, soğuk hava ve rüzgar ile etkileşimi tamamladı.”

Caminin matematik olarak büyük ölçülere sahip olduğunu hatırlatan Külünk, “Halı sereceğimiz alanın miktarı, 17 bin metrekare. Minberimiz 21 metre yüksekliğinde ve gerek görüldüğünde asansörle çıkılacak. Mihrabımız da bu büyüklük oranında. İstanbul’da sedefkarların bir yıllık çalışmasıyla meydana getirilmiş yaklaşık 4 metre yüksekliğinde vaaz kürsümüz de bitti.” dedi.

Çevre ve peyzaj işlerinin hızlı bir şekilde tamamlanacağını belirten Külünk, “Caminin de içinde bulunduğu külliyenin diğer üniteleri olan konferans salonu, sanat galerisi, kütüphane ve müzeden meydana gelen diğer sosyal donatı alanlarını da çok hızlı şekilde tamamlayıp, Sayın Cumhurbaşkanımıza ‘Bitirdik’ diyerek tekmil vereceğiz. Kendilerinin münasip göreceği bir tarihte açılış takvimi belirlenecek. Bu eseri kamuoyuna hediye etmiş olacağız.” diye konuştu.

Rakamlarla Çamlıca Camisi

Osmanlı-Selçuklu mimari tarzı ile günümüz çizgilerinin bütünleştiği Çamlıca Camisi, henüz ibadete açılmamasına rağmen kentin yeni sembollerinden biri haline geldi.

Görkemli mimarisiyle İstanbul’un her noktasından rahatlıkla görülebilen Çamlıca Camisi, bu heybetli yapısına yakışır anlamda bazı rakamsal büyüklükleri de ihtiva ediyor.

İmanın şartını temsilen 6 minareli inşa edilen Çamlıca Camisi’nin üç şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi’ne ithafen 107,1 metre, iki şerefeli 2 minaresi ise 90 metre yüksekliğinde.

Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi İstanbul’da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul’u simgeliyor.

Kubbenin iç yüzeyine, 16 Türk devletine ithafen Allah’ın isimlerinden 16’sı, Haşr Suresi’nin son iki ayetinden istifade edilerek yazıldı.

Ana kubbenin üzerine 3 metre 12 santimetre genişliğinde, 7 metre 77 santimetre yüksekliğinde, 4,5 ton ağırlığında alem yerleştirildi. Nanoteknolojiyle renklendirilen ve 3 parçadan oluşan alem, dünyanın en büyük alemi olma özelliğini taşıyor.

Caminin dışarıdan ana avluya girişinde yer alan ve mermerle kaplanan taç kapı, büyüklüğüyle de göz dolduruyor. Taş kapının avlunun içine bakan kısmında, Kasas Suresi’nin 77. ayeti yer alıyor. Caminin içine girilen kapının üzerine ise Al-i İmran Suresi’nin 132-136 ayetleri işlendi.

Çamlıca Camisi, halı serili alanında 25 bin, avluda 12 bin 500, dış avluda 22 bin 500 olmak üzere toplam 60 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir cami kompleksi olarak tasarlandı. Camide aynı anda 8 cenazenin namazı kılınabilecek.

Çamlıca Camisi ibadet alanının yanı sıra 11 bin metrekarelik müze, 3 bin 500 metrekarelik sanat galerisi, 3 bin metrekarelik kütüphane, bin kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi, 3 bin 500 araçlık kapalı otoparkı bünyesinde barındırıyor.

Yapımına 29 Mart 2013 tarihinde başlanan ve inşası büyük ölçüde tamamlanan Çamlıca Camii’nin minareleri aydınlatıldı. Şehrin uzak noktalarından da rahatlıkla görülebilmesi için ‘üç boyutlu aydınlatma sistemi’ ile aydınlatılan minareler, İstanbul’un gece silüetine yeni bir boyut kazandırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 29 Mart 2013 yılında hafriyat çalışmaları ile başlayan, Cumhuriyet tarihinin en büyük cami projesi özelliğini taşıyan Çamlıca Camii’nin ibadete açılmasına az bir süre kaldı.Caminin yapımında sona gelinirken, İstanbul’un turizm alanlarının içinde yer alacak olan caminin görselliği de büyük önem taşıyor.Bu kapsamda, daha önce ‘üç boyutlu aydınlatma sistemi’ ile aydınlatılacağı açıklanan caminin, ilk olarak minareleri aydınlatıldı.

ŞEHRİN UZAK NOKTALARINDAN DA GÖRÜLEBİLECEK

Özel bir aydınlatma yöntemi olan ‘üç boyutlu aydınlatma sistemi’ ile aydınlatılarak, İstanbul’un hakim tepelerinden birinde yer alan Çamlıca Camii’nin, şehrin uzak noktalarından da görülebilmesi hedefleniyordu. Çalışmalar kapsamında ilk olarak minareleri aydınlatılan cami, Boğaz’ın bir diğer yakasından, Tarihi Yarımada sırtlarından görüntülendi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Kız Kulesi ile birlikte görüntülere yansıyan Çamlıca Camii’nin, İstanbul’un gece silüetine yeni bir boyut kazandırdığı görüldü.Yapımı 5 yıldır devam eden Çamlıca Camii’nde artık sona yaklaşıldı. Cami içine halı sermeye kısa bir süre kalırken, caminin son hali havadan görüntülendi.

İstanbul’un en büyük yapılarından biri olacak olan Çamlıca Camii inşaat çalışmalarında sona gelindi. 2013 yılında yapımına başlanan cami artık halıları serilecek duruma geldi. Caminin içi ve dış aydınlatmalarının tamamlandığı görülürken, işçilerin itina ile emek sarf ettikleri gözlendi.Cami hakkında bilgi veren İstanbul Cami ve Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, “Çalışmalar çok hızlı bir şekilde devam ediyor.

Halı sermeye bir adım kaldı. Birkaç hafta içerisinde halılarımızı sereceğiz. Camimizin içerisindeki rutüşları yapıyoruz.Kenarda köşede eksik kalmış ufak tefek işleri toparlıyoruz. Çok ciddi anlamda bir temizlik yapıyoruz. Camimizin içi yaklaşık 350 bin metreküp hacminde.

Temizlik işi bittikten sonra kapılarımız, pencere kepenklerimiz takılıyor. Bizim için önemli olan halı sermeye başlamak.

Halı sermeye başlamak bu iş bitiyor anlamına geliyor diyebiliriz. Maksat projeyi hizmete almaksa bunun için mutlaka bir açılış merasimi yapılacaktır.Biz sayın Cumnurbaşkanımıza arz ettiğimiz gibi projenin tamamını caminin de içerisinde bulunduğu müze, sanat galerisi, konferans salonu, kütüphane, sanat atölyeleri ve otopark gibi işlerimizin tamamını bitirdikten sonra biz bitirdik diyeceğiz ve kendilerini uygun bulacağı bir tarihte camimizin içerinde bulunduğu külliyemizin açılışını inşallah ülkemiz insanıyla yapmış olacağız” dedi.

Öte yandan caminin son durumu içinden ve dışından havadan görüntülendi. Görüntülerde caminin iç kısmının bittiği, süslemelerin de seyrine doyum olmaz bir manzara oluşturduğu görülüyor. İskelelerin kalktığı görülürken, dış kısımda da çalışmaların büyük oranda bittiği görülüyor.