DİTİB Köln Merkez Camii dualarla açıldı

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Köln Merkez Camii’nin resmi açılışı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katılımıyla yapıldı.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Köln Merkez Camii’nin resmi açılışı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katılımıyla yapıldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada, bu caminin öncelikle Kuzey Ren Vestfalya eyaletine ve onun en kalabalık şehri Köln’e ait olduğunu söyledi.

“Bu caminin sahibi müslim veya gayrimüslim barışa, bir arada yaşamaya ve karşılıklı saygının insanlık için paha biçilmez değerine inanan herkestir.” diyen Erdoğan, İslam’da caminin toplanılan yer, cemeden, birleşen, birleştirilen anlama geldiğini ifade etti.

Erdoğan, burada ayrımın, ayrımcılığın olmadığını, bütünleşme, birleşme ve hep birden Allah’a yönelme olduğunu kaydetti.

Caminin aynı zamanda Almanya genelinde yaşayan milyonlarca Müslüman’ın da gurur abidesi olduğunu belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz bugün sadece bir cami, bir külliye veya bir kültür merkezinin açılışını yapmıyoruz, aynı zamanda her taşı, her nakışıyla çatışmayı ve husumeti reddeden abidevi bir eseri de şehrimize armağan ediyoruz. İşte burada ve buradan özellikle feyzini, nasibini alan, teröre karışmaz. Buradan nasibini alan, İslam’ın mefhum olarak kökü, malum barıştan geliyor. İslam barış dinidir. İslam’da terörün yeri yoktur. DEAŞ, meaş, falan, filan bunların İslamla yakından uzaktan alakası yoktur. Her Müslüman da bunun şuurunda olmak durumundadır. Bizim bu barış kavramına, bu barış anlayışımıza her Müslüman’ın o anlayışla hareket etmesi, davranması gerekir.”

“Almanya’nın benzer projelere ev sahipliği yapmasını bekliyoruz”

Başkan Erdoğan, şimdi bütün çevresiyle külliyenin açılmasıyla Köln ve çevresinde yaşayan Müslüman’ların dini vecibelerini rahatça yerine getirebilecekleri, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunabilecekleri ferah bir mekana kavuştuklarını dile getirdi.

Müslüman’ların burada hem ibadetlerini yapacaklarını hem de konferans salonuyla sempozyumları ve panelleri gerçekleştirme fırsatını bulacaklarını aktaran Erdoğan, “Bu eserle Türk toplumu artık bu şehrin, bu toprakların zaten ayrılmaz bir parçası olduklarını göstermişlerdir. Önümüzdeki dönemde Almanya’nın diğer şehirlerinin de benzer projelere ev sahipliği yapmasını beklediğimizi bu vesileyle ifade etmek isterim” diye konuştu.

Erdoğan, camilerin minarelerinden okunan ezanlarıyla, Müslümanları ibadete, insanlığı ise barışa, feraha ve tevhide çağırdığına işaret etti.

“Camilerimiz tevhidin olduğu kadar vahdetin de nişanesidir”

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Her cami Allah’ın El-Cami esmasının yer yüzündeki tecellisi, aksi ve tezahürüdür. Cami esmasıyla Rabbimiz kendisine ibadet için gittiğimiz camilerde bizi birleştirir, kalplerimizi yumuşatır. Bu mukaddes mekanlar bizi bir kılar, iri kılar, diri kılar ve kardeş kılar. Rabbimiz ‘ancak muhakkak müminler kardeştir’ buyuruyor. Kardeşlik sıradan bir kavram değil. Kardeşler olarak birbirimizle çok daha sıcak ve çok daha yakın olmaya mecburuz. Camiler bize 1,7 milyar Müslümanın kardeşliği, 7 milyar insanın yaratıcı katında değerini hatırlatır.

Sevgili Peygamberimiz ‘Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden diğer Müslümanlar da emindir, salimdir. İnsanlara böyle yaklaşacağız, böyle yaklaştığımız zaman da bunun neticesini almak, görmek mümkündür. İşte bu kubbe altında rütbelerin, ister cumhurbaşkanı ol, ister başbakan ol, meclis başkanı ol, ne olursan ol, ister milyarder trilyoner ol, ne olursan ol, bu kubbenin altında bunların hiçbirisi geçmez. Aynı safta omuz omuza durur, Allah’a yöneliriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mübarek çatı altında insanların etnik kökenlerinin, renklerinin, dillerinin, Avrupalı ve Afrikalı oluşlarının da hiçbir önemi bulunmadığını vurgulayarak, “Camilerimiz tevhidin olduğu kadar vahdetin de nişanesidir” dedi.

“Hiç kimsenin İslam dinini istismar etmesine sessiz kalmadık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin yıl boyunca İslam’ın sancaktarlığını yapmış bir millet olarak bugüne kadar hiç kimsenin İslam dinini istismar etmesine sessiz kalmadıklarını belirtti.

“DEAŞ, FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerine nasıl karşı durmuşsak, bu tarz ifadelerle inancımızın lekelenmesine de karşı çıktık.” diyen Erdoğan, terör örgütleri arasında asla ayrım yapmadıklarını vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim nazarımızda Berlin’de pazar yerindeki sivilleri katleden DEAŞ’lı caniler neyse 2 ay önce 11 aylık Bedirhan bebeği annesiyle beraber şehit eden PKK’lı katiller de odur. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklar tarafından sırf iradesine sahip çıktığı için şehit düşen vatandaşlarımızı, 251 şehidimizi, 2193 gazimizi nasıl görüyorsak dünyanın dört bir yanındaki terör kurbanlarını da aynı görüyoruz. Şimdi bazı şeyler söylüyorlar, ‘FETÖ’nün okullarında şöyle kaliteli öğrenciler yetişiyor. O pilotlar da çok kaliteliydi, omuzları falan da doluydu ama o omuzları kalabalık olanlar geldiler benim vatandaşımı şehit ettiler. Helikopterlerle, F-16’larla, tanklarla, toplarla şehit ettiler. Mesele o değil. İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır. Bunu bir defa iyi anlamak lazım.”

İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı ve ırkçılık geleceği de tehdit eden hastalıklardır

Erdoğan, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın geleceği de tehdit eden hastalıklar olduğunu dile getirerek toplumsal barışı kemiren, bir arada yaşama kültürünü dinamitleyen bu akımlara karşı hep beraber mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Erdoğan, her caminin kapısına yazılmasının gelenek haline geldiği “Oraya selamla ve güvenle giriniz” ayetini hatırlatarak bu ilahi çağrının sadece Müslümanlara değil tüm insanlığa yapıldığını anlattı. Bu çağrıyı tekrarlayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sulhun ve selametin sembolü bu güzel mekana barış ve güvenle giriniz. Gönül tarlamıza nefret tohumları ekmek isteyenlere inat gelin burada sevgiyi, karşılıklı saygıyı büyütelim. Farklılıklarımızı kaşıyarak, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere itibar etmeden gelin Hazreti Adem ve Hazreti Havva’nın çocukları, insanlık olarak bu ortak paydada buluşalım.”

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Camiler, sevgi, muhabbet ve hakikat merkezleridir”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, açılışta yaptığı konuşmada, “Camiler bireyi ve toplumu güzelleştiren, sanatı, kültürü ve değerleriyle içinde bulunduğu ortama nice olumlu katkı sağlayan sevgi, muhabbet ve hakikat merkezleridir” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, camilerin minberleri ve kürsüleriyle, üstün insanlık nizamının öğretildiği, ilim ve ahlak, marifet ve hikmet derslerinin verildiği ilim mekânları olduğunu söyledi.

Camiler inşa etmenin, camilere sahip çıkmanın, camileri onarmanın Müslümanlar için vazgeçilmez bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, camilerin temsil ettiği değerleri koruma, yaşama, onarma ve yaşatmanın da aynı şekilde Müslümanın temel görevlerinden olduğunu kaydetti.

“Camimiz, İslamiyet’in kapsayıcı ve birleştirici özelliğini yansıtan anlayışla tasarlanmıştır”

“Camilerimiz aynı zamanda, planı, mimarisi, şehirlerin dokusuna uygunluğu ve estetiği ile özgün eserler olmalı; müştemilatı, sosyal donatıları, kadın, çocuk, engelli, yaşlı bireylere yönelik alanları ile hayatın ve toplumun merkezi olmalıdır” diyen Başkan Erbaş, şöyle devam etti:

“İşte bütün bu açılardan bakıldığında şu anda açılışını yaptığımız bu cami örnek bir eserdir. 2005 yılında 111 mimarın katılımıyla gerçekleşen proje yarışması düzenlenmiş, DİTİB’in şeffaflığını, caminin kapılarının herkese daima açık olduğunu simgeleyen bir proje birinci seçilmiştir. Türk-İslam kültürel mirasının hem motif hem de sembolik içerik ile yansıtılmasına önem verilmiş, tezyinat alanında kadim kültürümüzün süsleme motif ve teknikleri kullanılmıştır. Hat yazıları ile İslam sanatının güzel örnekleri nakşedilmiş; mihrap, minber, kürsü, müezzin mahfili, kubbe ve minare âlemleri tekniğin estetikle ahenkli buluşması bu camimizde sergilenmiştir. Mimarinin modern çizgisi ile tezyinatın geleneksel üslubunun bir arada kullanılması, evrendeki zıtlıkların ve farklı görünen parçaların tek bir düzen içinde var olduğu düşüncesi, İslamiyet’in kapsayıcı ve birleştirici özelliğini yansıtan anlayışla tasarlanmıştır. Dolayısıyla cami; konumu, mimarisi, iç dekorasyonu ve tezyinatı ile dünya mimarlık literatüründe önemli bir yere sahiptir”

“Bütün mabetler dokunulmazdır”

Başkan Erbaş, cami müştemilatında, bin kişilik çok amaçlı konferans salonu, avlu, otopark, danışma ve bekleme salonu, sergi salonu, kütüphane, çay evi, seminer ve toplantı odaları ile sosyal hizmet mekânları bulunduğunu belirtti.

İslam inancında bütün mabetlerin dokunulmaz olduğuna dikkat çeken Başkan Erbaş, “Savaş dâhil hiçbir şey mabetlerin masuniyetini ihlal etmeye mazeret olamaz. O yüzden bütün dinlere ait mabetlerin hepimiz tarafından korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

Başkan Erbaş, Almanya’nın en büyük, en önemli şehirlerinden biri olan, nüfusu 1 milyonu bulan ve 120 bin civarında Müslümanın yaşadığı Köln’de, şaheser bir caminin inşa edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Başkan Erbaş, caminin yapımına yaptığı katkıları ve caminin açılışını teşriflerinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve caminin yapımında emeği olanlara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından caminin açılışına geçildi.

Başkan Erbaş’ın yaptığı duanın ardından kurdele kesimi gerçekleştirildi.